|
||||||||||||||||||||||
|
|
Yasaları kim hazırlıyor, kimin için hazırlanıyor? 28 Mart yerel seçimleri ve Kıbrıs referandumunun ardından siyasal iktidarın yasalaştırma sürecine hız vereceği anlaşılıyor. Başta Kamu Reformu Temel Kanunu Tasarısı olmak üzere pek çok tasarı komisyonlarda ya da Meclis gündeminde yasalaşmayı beklemektedir.
Gündemdeki yasa tasarılarından bir diğeri Maden Yasası. Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, "Biz Maden Yasası’nı özel sektör için çıkarıyoruz" diyerek niyetini açıkça beyan etmişti. Bergama Ovacık’ta siyanürlü altın madeni işleten Amerikan şirketi Newmont’un yöneticilerinden Gordon Nixon ise yaptığı açıklamada "Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın yaşanılan sorunların çözüleceği yönünde başkanlarına özel olarak güvence verdiğini" belirterek, "Maden Yasası’nın Ankara’daki Newmont yetkilileri ile eşgüdüm içerisinde hazırlandığını" söyledi. Normandy şirketini satın alan Newmont şirketi şu an dünyadaki en büyük altın madeni şirketi durumunda. ABD Başkanı Bush’da şirketin hissedarları arasında bulunuyor. Newmont, altın çıkarttığı her yerde ardında büyük bir çevre katliamı bırakmakla da sabıkalı bir şirket. Uluslararası kuruluşların ‘ilgisinin’ yasa çıkartmakla sınırlı olmadığı da biliniyor. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Türkiye’de yatırım ortamının verimli ve sağlıklı gelişebilmesi için yargı reformunun önemini vurgulayarak, Hükümet isterse yargı reformu için desteğe hazır olduklarını söylemişti. Uluslararası Tahkim Yasası ile pek çok hukuksal uyuşmazlığının ‘yargıdan dava kaçırarak’ ulusal yargı dışına çıkarılmasını da bu ‘ilgi’ ile açıklamak gerekiyor! Adalet Bakanı Çiçek’in de, pek çok konuşmasında yargı reformu ile yabancı yatırımlar arasında doğrudan bir ilişki kurduğunu biliyor ve hatırlıyoruz. Yasalaşma sürecinin bir benzeri grev ertelemelerinde de görülebiliyor. Ertelenen Şişecam grevinin ardından Lastik-İş sendikasının Goodyear, Pirelli ve Brisa işyerlerindeki grevi de ulusal güvenlik gerekçesiyle Bakanlar Kurulu tarafından 21.03.2004 tarihinde ertelendi. Ulusal güvenlikten ne anlaşılması gerektiğini, uluslararası şirketler CEO’lar toplantısı için Türkiye’ye gelen Pirelli Başkanı Provera çok net ifade ediyor. Lastik sektöründeki gelişmeleri değerlendiren Provera, "Sendikalar makul bir şekilde davranırlarsa biz yatırımlarımıza devam ederiz. Eğer çok fazla talep ederlerse çok üzülürüz, bu durumda yatırımlarımıza ara vermek zorunda kalabiliriz" şeklinde açıklama yapmıştı. Uluslararası tekellerin çıkarlarının ulusal güvenliği ne kadar ‘tehdit’ ettiği grev ertelemesi kararı ile açıkça görülebiliyor! Türkiye’de karar alma süreçlerinde etkili ve belirleyici olan kimlerdir sorusuna ilk elden verilebilecek yanıtın "çıkan ya da çıkacak olan yasalara bakın" şeklinde olması herhalde yanlış olmayacaktır. Bir
sonraki sayıda buluşmak dileğiyle...i
|
|||||||||||||||||||||