|
||||||||||||||||||||||
|
|
İstanbul Barosu aslında kimi yalanlıyor? Kemal
Aytaç İstanbul Barosu Bülteninin Şubat 2004 sayısında Baro yönetim kurulu üyelerinden O.Aydın Şahin imzalı bir yazı yayımlandı. Yazının başlığı “CMUK Uygulamasına Yönelik Değişiklikler ve Gelinen Nokta”. Yazıda özetle, CMUK Uygulama Servisinde 15.01.2004 tarih itibariyle yapılan iç yönetmelik değişikliği ve sonuçları üzerine duruluyor. Ancak yazının büyük bir bölümü, dergimizin Şubat 2004 sayısında yazmış olduğum “İstanbul Barosunu kimler yönetiyor?” başlıklı yazıya ayrılmış. Şahin yazısında şöyle diyor: “Meslektaşımız Kemal Aytaç, Günışığı dergisinde CMUK değişikliği üzerine bir yazı kaleme almıştır. Yazıda yer alan bölge toplantılarının kaldırıldığı şeklindeki bilgi gerçek dışıdır. Yönetmelik değişikliğini incelemeden, gerçeğe dayanmayan ‘suçlamalar’ getirmeyi eleştiri olarak kabul etmemiz mümkün değildir...Diğer yandan, toplantıya katılan üyelerin oybirliği ile aldıkları bir karar ortada iken, yönetim kurulu üyelerini aşağılayan bir üslubun benimsenmesini kabul etmek olanaksızdır.” Doğrusu yazıdaki hangi yanlışı düzeltmekle başlayacağımda zorlanıyorum. Önce Şahin’in atıf yaptığı yazıyı bir hatırlayalım. Yazıda iki noktanın altını çizmiştik. Özetle; birincisi, CMUK uygulama servisinin iç yönetmelik değişikliği ile yapılmaya çalışılanın servisin demokratik, katılımcı ve dayanışmacı yapısını tasfiye girişimi olduğu, böylelikle servisin kurumsallaşmasına darbe vurulacağı ve servis çalışanlarının ortak refleks geliştirmeleri ve birlikte davranmalarının önünün de kesileceği yönünde olduğu idi. İkincisi, bu kararın kim tarafından alındığı sorusu idi. Çünkü, bilindiği üzere, uygulama 01.01.2004 tarihi itibarıyla başlatılmış, yönetmelik değişikliği ise 15.01.2004 tarihinde yapılmıştır. Bu özetin ardından Şahin’in yazısına geri dönüp kendisini yanıtlayabiliriz. Birinci söyleyeceğimiz şudur: Biz, Şahin’in ileri sürdüğünün aksine, Yönetmeliği gördüğümüz iddiasında olmadık; başlatılan uygulamanın CMUK uygulama servisini zaman içerisinde tasfiyeye yönelik olduğunu söyledik. Ancak inatla ve inançla CMUK uygulama servisi bölge toplantılarını yapmaya çalışan meslektaşlarımız, büyük bir özveriyle bu girişimi bozmaya çalışmaktadır. Nitekim son CMUK uygulama servisi genel kurulundaki büyük katılım ve tepkiler bunu göstermiştir. Toplantıya katılan yaklaşık 400’ün üzerindeki meslektaşlarımızın neredeyse tamamı uygulamayı ve Baro’yu eleştirerek eski uygulamaya geri dönülmesi yolunda görüşlerini belirtmiştir. Bu yüzdendir ki, İstanbul Barosu başkanı Kazım Kolcuoğlu, yönetmeliğin anayasa olmadığını söyleyerek geri adım atma sinyalleri vermiştir. Doğrusu da budur. İkincisi şudur: Sayın Şahin, yönetmeliğin toplantıya katılan üyelerin oybirliği ile alınmış bir karar olduğunu, aksini ileri sürmenin kurul üyelerini aşağılamak olduğunu söylemektedir. Şahin gerçeği çarpıtıyor. Uygulama 1 Ocakta başlamış, Yönetmelik değişikliği 15 Ocakta karar altına alınmıştır. Peki fiili uygulamayı kim ve ne zaman başlatmıştır? Bizim sorumuz budur. Ankara Barosunun düzenlediği Hukuk Kurultayında 5 Ocakta kendisi ile görüştüğüm Başkan Kolcuoğlu, bu konuyu sormam üzerine, uygulamadan haberi olmadığını, bu yönde alınmış bir kararları olmadığını bana söylemişti. Yine bu konuda görüştüğüm yönetim kurulu üyeleri Sahir Bafra, İlknur Adiller ve Nerve Korkmaz Soydan uygulamadan haberdar olmadıklarını söylemişlerdi. CMUK Uygulama Servisinin 10.04.2004 tarihinde yaptığı toplantıda bunları açıkça dile getirdim. Sayın Kolcuoğlu’da, bu yazının muhatabı Şahin’de o toplantıda vardılar. Hiçbiri bu söylenenleri yalanlamadı. Toplantı tutanakları mevcut değilse, 400 tanık mevcut. O halde gerçekleri söylemeyen kim? Kim diğer yönetim kurulu üyelerini aşağılıyor. Bu soruların cevaplarını okuyuculara bırakıyorum. Şahin yazısında ayrıca, söz konusu uygulamanın uygulamaya geçmeden önce yüzlerce meslektaşla yüz yüze ve telefonla görüşüldüğünü söylemektedir. Şahin bunların da kimler olduğunu açıklamalıdır. Kimlerle, hangi bölge sorumluları, hangi avukatlarla görüşmüş, ne cevaplar almış. Benim gibi CMUK servisindeki tüm meslektaşlarımız da bu soruların yanıtlarını merak etmektedirler. Ancak Baro’da üyelerine saygıda kusur etmemelidir. Şahin’in söz konuyu yazıyı kimin adına yazdığını bilemiyoruz. Baro bülteninde yayımlandığına göre, acaba tüm yönetim kurulu adına mı yazıldı? Diğer üyeler de bu yazıya katılmakta mıdırlar? Eğer değilse, Baro bülteni her isteyenin yazı, polemik ve eleştiri yazabileceği bir yer midir? Bu yazımızı bültene gönderseydik yayımlanır mıydı? Bu sorularında cevaplarını da ayrıca merak etmekteyiz.
|
|||||||||||||||||||||